|
|
|||||||||||||||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Ana Sayfa | Hizmet Birimlerimiz | Mevzuat | Toplam Kalite Yönetimi | Vergi Takvimi | E-Kütüphane | |||||||||||||||||||||
| İstatistik | İhale ve Satış İlanları | Etkinlikler | Vergi Rekortmenleri | Faydali Linkler | İletişim | |||||||||||||||||||||
2-Faaliyetin ticari özellikte olmaması , 3-Bir işverene tabi olmaksızın kişisel sorumluluk altında, kendi nam ve hesabına yapılması, ( Eğer Faaliyet bir işverene bağlı olarak , işverenin gösterdiği yerde ve işyerindeki hiyerarşi içerisine dahil olarak yapılıyorsa, o faaliyetten elde edilen gelir ÜCRET olarak vergilendirilecektir.) 4-Devamlılık unsuru taşıması ,( Devamlılık unsurunu gösteren emareler şunlardır. Muayenehane açılması, çalışılan yere tabela asılması, ilanlar verilmesi, mesleki kuruluşlara kaydolunması. Devamlı olarak yapılmayan serbest meslek faaliyeti arızi kazanç olarak vergilendirilir. Arızi Kazançlarda İstisna 2005; 13.000 YTL, 2006; 14.000 YTL ) Diğer yandan, serbest meslek faaliyetinin yanında başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması, mesleki faaliyetin özelliğini değiştirmez. SERBEST MESLEK FAALİYETİNİN ORTAKLIK HALİNDE YAPILMASI Serbest meslek faaliyeti şahsi münferit olarak yapıldığı gibi , Kollektif, Adi Komandit ve Adi Şirket kurmak suretiyle de yapılabilmektedir. Gelir Vergisi Kanununun 66. maddesine göre bu şirketlerce yapılan serbest meslek faaliyeti sonucu elde edilen gelir de, serbest meslek kazancı olarak kabul edilmiştir. 196 No lu Gelir Vergisi Tebliği Uyarınca Avukatlar yanlarında meslektaşlarını çalıştırabilecek, bu kişiler yanında çalıştırdıkları avukatların adını da yazdırmak suretiyle vekalet alabileceklerdir. SERBEST MESLEK ERBABLARININ MÜKELLEFİYETLE İLGİLİ ÖDEVLERİ İşe Başlamayı Bildirme: Değişiklikleri Bildirme: Defter Tutma: Serbest Meslek Makbuzu ve Fatura Düzenleme: Muhafaza ve İbraz Ödevi: Vergi Levhası Asma Yükümlülüğü:
SERBEST MESLEK KAZANCININ TESPİTİ: Serbest Meslek kazancı, tahsil olunan hasılattan yapılan giderlerin düşülmesi suretiyle gerçek usulde tespit edilir. Serbest meslek kazancı Serbest Meslek Kazanç Defteri üzerinden tespit edilir. Defterin sol tarafına giderler, sağ tarafına da gelirler tarih sırasına göre kaydedilir. Aradaki fark Serbest Meslek Kazancıdır. 1-Serbest Meslek Kazancında Hasılat; Serbest Meslek Kazancında hasılatın elde edilmesi tahsilat esasına bağlanmıştır. Dolayısıyla hizmet tamamlanmış olsa dahi, bedel eğer tahsil edilmemişse serbest meslek kazancı doğmamış olacaktır. Buna karşın tahsilatın cari yıla, geçmiş yıllara veya gelecek yıllara ait olup olmadığına bakılmaksızın tahsilatın elde edildiği yılın geliri sayılır ve serbest meslek makbuzu düzenlenir. 2- Tahsil Şekilleri : Gelir Vergisi Kanununun 67. maddesine göre,bedel nakden tahsil edilmemiş olsa dahi şu durumlar da tahsil hükmündedir. 1- Haberi olması şartı ile, namlarına kamu müesseselerine, icra dairesine, bankaya, notere veya postaya para yatırılması; 2-. Serbest meslek kazancı olarak doğan alacağın başka bir şahsa temliki (temlikin ivazlı olup olmadığına bakılmaz. İvazlı temliklerde ivazın tahsil şartı aranmaz) veya müşterisine olan borcu ile takası; Tahsil hükmündedir 3-KDV Yönünden Özellik Arz Eden Durum: Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince serbest meslek kazancında vergiyi doğuran olay hizmetin tamamlanması ile meydana gelmektedir. Bu nedenle serbest meslek erbabının müvekkili ile belirlediği hasılat tutarının fiilen tahsil edilmemesi veya düşük tahsil edilmesi durumunda ; Katma Değer Vergisi Kanununun 27. maddesi hükmü uyarınca, emsal bedel (asgari ücret tarifesi) matrah olarak esas alınacak ve katma değer vergisi hesaplanacaktır. Bu yapılmadığı takdirde durumun incelemede tespit edilmesi halinde cezalı tarhiyatla karşılaşılacağı unutulmamalıdır. 4-Mesleki Kazancın Saptanmasında İndirilecek Giderler; 1-Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler: a-) İşyeri kirası, b-) Aydınlatma, ısıtma ve telefon giderleri, c-) Serbest meslek faaliyetiyle ilgili şehir içi ulaşım, posta, telgraf ücretleri gibi müteferrik giderler, d-) Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için gerekli diğer giderler, İşyeri kirası: İkametgâhlarının bir kısmını işyeri olarak kullananların, ikametgâh için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi sair masrafların yarısını gider olarak indirebilecekleri, İşyeri kendi mülkü olanların kira yerine amortismanı, ikametgâhı kendi mülkü olup bunun bir kısmını işyeri olarak kullananların amortismanın yarısını gider yazabilecekleri belirtilmiştir Örnek: Avukat Bay B, hem ikamet etmek hem de serbest meslek faaliyetini icra etmek için ayda 450,00 YTL'ye bir apartman dairesini tutmuştur. Söz konusu işyerinin aydınlatılması ve ısıtılması için yapılan gider tutarı ayda 90,00 YTL dir. Bu durumda gerçekleştirilen aylık kira ödemesinin tamamını yani 450,00 YTL, aydınlatma ve ısıtma giderlerinin de yarısını yani 45,00 YTL tutarındaki miktarı gider olarak yazılabilecektir. Örnek: Bayan C, kendi mülkü olan ve ikamet ettiği apartman dairesinin bir bölümünü büro olarak kullanmaktadır. Ayrılmış olan amortisman tutarı 900,00 YTL dir. Bu durumda bayan C'nin amortisman tutarının yarısı gider olarak kabul edilmektedir. Kişinin aynı işyeri ile ilgili olarak aydınlatma ve ısıtma giderlerinin de bulunması durumunda bunlarında yarısının gider olarak yazılabileceği bir önceki örnekte de belirtilmişti. İşyerinin kira ile tutulması durumunda serbest meslek kazancının tespitinde kira bedelinin gider yazılabilmesi için ödenmiş olması şarttır. Kira bedeli hangi dönemde ödenmiş ise o dönemde gider yazılabilir. Gelecek dönemlere ait ödenen kira bedellerinin peşin ödenmesi halinde ödenen kira bedelinin tamamı ödendiği yılda gider yazılabilir. Gelecek dönemlere ait kirası peşin ödenen işyerinden sözleşmede belirtilen süreden önce boşatılarak peşin ödenen kiranın bir kısmının geri alınması durumunda alınan kira bedeli alındığı yıla hâsılat olarak kaydedilir. İşyeri Kendi Mülkü İse, İşyerinin serbest meslek erbabının mülkiyetinde bulunması ve tamamen işyeri olarak kullanılması halinde işyerine ait amortismanın tamamı gider yazılır. Serbest meslek erbabının mülkiyetinde bulunan bu yerin hem işyeri hem mesken olarak kullanılması halinde amortismanın yarısı gider yazılır. Emsal Kira Bedeli Uygulaması, Gelir Vergisi Kanununun 73'ncü maddesinin ikinci fıkrasında ise emsal kira bedeli uygulamasında gayrimenkullerin, mal sahiplerinin usul ve fürunun veya ikametine tahsis edilmesi veya muhafazası için başkalarının ikametine bırakılması halinde emsal kira bedelinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Ancak aynı gayrimenkulün işyeri olarak kullanılması halinde emsal kira bedeli uygulanacaktır. Örnek: Avukat Bay A, babasına ait bir gayrimenkulü işyeri olarak kullanmaktadır ve nakden ya da hesaben bir kira ödemesinde bulunmamaktadır. Burada Bay A'nın babasına ait gayrimenkulü işyeri olarak kullanması ve nakden ya da hesaben bir ödemede bulunmaması nedeniyle, bir başka ifade ile işyeri kirası karşılığı olarak hesaplarında gider göstermemesi halinde söz konusu gayrimenkulün emsal kira bedelinin tevkifata tabi tutulmaksızın babası tarafından elde edilmiş gayrimenkul sermaye iradı olarak yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir.(Maliye Bakanlığının 30.09.1991 tarih ve 2282509–139/06853 sayılı özelgesi) Aydınlatma, ısıtma ve telefon giderleri: Mesken ve işyerlerinin bir arada bulunması halinde işyerinin aydınlatılması ve ısıtılması için ödenen (havagazı, doğalgaz, elektrik vb.) giderlerin yarısı hâsılattan indirim konusu yapılabilir. Mesken ve işyerlerinin bir arada kullanılması halinde serbest meslek faaliyetlerinin yapılmasında kullanılan telefona ait giderlerin yarısı hâsılattan indirim konusu yapılabilir. Serbest meslek kazancının elde edilmesi, idamesi ile açık ve doğrudan bir bağın bulunması, yapılan işin mahiyetine uygun olması ve iş hacmi ile münasip bulunması halinde özel araç ve cep telefonlarına ilişkin giderlerin de indirimi mümkündür. (Özel mahiyette yapılan konuşma ücretlerinin gider olarak değerlendirilmesi söz konusu değildir.) 2-Hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatındaki iaşe (yiyecek) ve ibate (barınma) giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı ile 27'nci maddede yazılı giyim giderleri. 3-Mesleki faaliyetle ilgili seyahat ve ikamet giderleri: Serbest meslek erbabının Gelir Vergisi Kanunu'nun 68'nci maddesinin 3 numaralı bendi hükmü uyarınca; mesleki faaliyetiyle ilgili ve seyahat amacının gerektirdiği süre ile sınırlı olmak kaydıyla seyahat ve ikamet giderleri hâsılattan indirilir. Bahse konu giderler ise; nakil vasıtalarına ödenen ücretler ile otel, lokanta, şehir içi ulaşım vb. nitelikteki masraflardır. Şehir İçi Giderleri; Hem şehirlerarası otobüs hem tren hem uçak hem de kendi aracı ile gitme imkânı olan bir yere gidilecek vasıtayı seçmek mükellefe aittir. Ancak; şehirlerarası mesafelere başka ulaşım aracı varken, şehir içi taksi ile gidilmesi gider olarak kabul edilmez. Şehir içinde ise mesleki faaliyetle ilgili yapılan tüm ulaşım giderleri, gider kabul edilerek hâsılattan indirilebilir. İkamet edilen mekânın otel, pansiyon, vb. olması, giderin kalınan yerin niteliğine göre farklı olması mükellefin ihtiyarındadır. Tüm harcamaların VUK hükümleri çerçevesinde belgelendirilmesi gerekir. 4-Mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar İkametgâhın aynı zamanda işyeri olarak kullanılması halinde, hem işte hem de ikametgahta kullanılabilecek tesisat ve demirbaşın amortismanlarının yarısı gider yazılabilir. Söz konusu tesisat ve demirbaşlar sadece işte kullanılıyorsa amortismanların tamamı gider yazılır. Gelir Vergisi Kanunu'nun 68/4'üncü maddesinin parantez içi ifadesinde ise; amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde VUK' un 328.'nci maddesine göre hesaplanacak zararların da gider yazılabileceği hüküm altına alınmıştır. Yani satılan tesisat ve demirbaşların karşılığında alınan bedel ile bunların envanter defterlerindeki kayıtlı değerleri arasındaki menfi fark gider olarak yazılabilecektir. Binek Oto Giderleri, Gelir Vergisi Kanunu'nun 68'inci maddesinin 4 numaralı bendinde serbest meslek erbabının envantere dâhil olan binek otomobillerinin giderlerini ve VUK hükümlerine göre ayrılan amortismanlarını gider olarak hasılattan indirmelerine imkan tanımıştır. Bu nevi giderlerin hasılattan indirilebilmesi için söz konusu binek otomobillerinin envantere dahil edilmesi şarttır. Özellikli Durum: Katma Değer Vergisi Kanununun 30 ve 58. maddelerine göre, satın alınan binek otomobillerinin alış belgelerinde gösterilen KDV' nin indirim konusu yapılması mümkün değildir. İndirim konusu yapılamayan katma değer vergisi otomobilin maliyet bedeline ilave edilerek amortisman ayırmak suretiyle gider kaydedilebilecektir.” DİĞER GİDERLER, 5-Kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri: 6-Alınan mesleki yayınlar için ödenen bedeller: 7-Mesleki faaliyetin ifası için ödenen mal ve hizmet alım bedelleri: 8-Emekli Sandıklarına Ödenen Giriş ve Emeklilik Aidatı ile mesleki teşekküllere ödenen aidat: 9-Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen meslek, ilan ve reklam vergileri ile iş yerleriyle ilgili ayni vergi, resim ve harçlar. 10-Mesleki Faaliyetle İlgili Olarak Kanun, İlam ve Sözleşmeye Göre Ödenen Tazminatlar: GELİR VERGİSİ KANUNUNUN 89'NCU MADDESİ HÜKMÜNE GÖRE İNDİRİLEBİLECEK GİDERLER Gelir Vergisi Kanununun 89'ncu maddesi hükmüne göre, serbest meslek kazancı sahibi mükellefler yıllık beyanname ile bildirecekleri gelirlerden aynı maddede belirtilmiş olan giderleri indirebilme hakkına sahiptirler. Bu indirim hakkından yararlanabilmenin doğal şartı yıllık beyannamede bildirilen bir gelirin bulunmasıdır. Zarar edilmesi halinde indirim söz konusu olmayacaktır. Bahsedilen bu giderler aşağıdaki gibidir: 1-Hayat, Sağlık vb Sigorta Primleri: İndirilebilecek sigorta primi tutarı yılda; bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları için beyan edilen gelirin %10'unu, bunun dışındaki şahıs sigorta primleri için beyan edilen gelirin %5'ini aşamayacaktır. Ayrıca kanunda sayılan kişilerin tamamı için ödenecek prim ya da katkı payı tutarı toplamı asgari ücretin yıllık tutarını da aşmamalıdır. Asgari ücretin yıllık tutarı 2005 yılı için (488,70 * 12=) 5.864,00 YTL 'dir Sigorta priminin indirilmesinde her iki şart da bir arada aranılacaktır Sigorta Primi: Primin matrahtan indirilebilmesi için, sigorta poliçesinin Türkiye'de kain ve merkezi Türkiye'de bulunan bir sigorta şirketi ile akdedilmiş ve gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olması gerekir. Primi ödeyen ve indirimden yararlanacak olan serbest meslek erbabı tam mükellef gerçek kişi olmalıdır. Yıl içerisinde ödenen sigorta primlerinin türü şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, doğum, tahsil gibi şahıs sigorta primleri ile bireysel emeklilik sistemine ödedikleri katkı payları olmalıdır. Yıllık beyannameye alınmış ücret geliri varsa sigorta priminin matrahtan indirilebilmesi için, sigorta priminin ücretin safi miktarının hesaplanmasında nazara alınarak indirim konusu yapılmamış olması gerekir Örnek: Avukat C, 2005 yılında 100.000,00 YTL serbest meslek kazancı beyan etmiştir. Bu yıl içerisinde Avukat C kendi adına yaptırmış olduğu hayat sigortası için 3.000,00 YTL ve çocuğu adına yaptırmış olduğu sağlık sigortası için ise 2.500,00 YTL ödemiştir Örneğimizdeki Avukat C'nin indirebileceği sigorta primlerinin azami tutarını, Gelir Vergisi Kanununun 89'ncu maddesinin birinci bendinde yer alan diğer tüm şartların sağlandığı varsayımıyla aşağıdaki gibi hesaplayabiliriz. Beyan Edilen Mesleki Kazanç Tutarı :100.000,00 YTL Kazanca Göre İndirilebilecek Azami Sigorta Primi (Kazanç * % 5=) : 5.000,00 YTL Asgari Ücretin 2005 Yılı Brüt Tutarına Göre İndirilebilecek Azami Sigorta Primi : 5.864,00 YTL Avukat C Tarafından 2005 Yılında Ödenen Toplam Sigorta Primi (3.000+2.500=) : 5.500,00 YTL Yukarıda yer verilen tutarların tetkikinden de anlaşılabileceği üzere, Avukat C tarafından 2005 yılında ödenen toplam sigorta primleri toplamı olan 5.500,00 YTL, her ne kadar 2005 yılı asgari ücretin brüt tutarından az olsa da, beyan edilen kazancın %5'i olarak hesaplanan 5.000,00 YTL'nin üzerinde olduğundan, Avukat C'nın Gelir Vergisi Kanunu nun 89/1'nci maddesine göre indirilebilecek azami sigorta primi 5.000,00 YTL olacaktır. Bu tutarı aşan 500,00 YTL ise indirilemeyecektir. 2-Bağış ve yardımların indirimi. Her şeyden önce bağış ve yardım kanunda sayılan kurum ve kuruluşlara yapılmış olmalıdır. (Kanunda sayılan kurum ve kuruluşlara baktığımızda ise genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler, kamu yararına çalışan dernekler ve bakanlar kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar karşınıza çıkıyor. Dolayısıyla bunlar dışındaki yerlere yapılan bağış ve yardımların indirim konusu yapılması mümkün değil.) Belgelendirme şartı : Yapılan bağış ve yardımın bağış makbuzu ile belgelendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla bağış ve yardımların indirim konusu yapılacak ise mutlaka bu indirimini bağış makbuzuna dayandırmak gerekir. Uygulamada bu kapsamdaki dernek ve vakıflar kermes bileti, konser bileti ve benzeri giriş bileti ya da konser biletlerine dayanarak indirim yapmak mümkün değildir. O bilet olsa bile mutlaka o dernek ya da vakıfça düzenlenmiş olan bağış makbuzunun da olması gerekmektedir. Yapılan bağışın gönüllülük esasına dayalı olarak yapılması gereklidir. Bir cebrilik varsa bu bağış ve yardımda bu kapsamda indirim konusu yapılaz. Bağış ve yardımlar nakdi olarak yapılabileceği gibi ayni olarak da yapılabilir. Eğer mal olarak bir bağışta bulunmuşsa malın mukayyet değeri, yoksa, Takdir Komisyonunca tespit edilecek değeri esas alınacaktır. Bağış ve yardımlarında indirim hakkı sınırlandırılmıştır. Şöyle ki, yıl içerisinde yapılan bağış ve yardımların beyan edilen gelirin %5'ine kadar olan miktarı indirim konusu yapılabilir. Ancak bazı yerlere yapılan bağış ve yardımlar var ki, bu bağış ve yardımlar % 5 sınırlamasına tabi olmaksızın tamamı indirim konusu yapılabilir.. Eğer okula, sağlık tesisine, öğrenci yurduna, çocuk yuvasına, yetiştirme yurduna, bakım ve rehabilitasyon merkezine veya huzurevine bağış ve yardımda bulunulmuşsa gerek bunların faaliyetlerini sürdürebilmesi için, gerekse bunların yenilerinin inşa edebilmesi maksadıyla bu kapsamda yapılan bağış ve yardımların o dönem beyan edilen gelire kadar olan kısmını indirim konusu yapmak mümkündür. Ancak bu 89. Maddedeki indirimleri uygulamak suretiyle hiçbir zaman zarar yaratılması, ya da mevcut zararın arttırılması mümkün değildir. Bir başka deyişle de gelir beyan edilmediği durumda zarar beyan ediyorsanız bu sayılan indirimlerin hiçbirinin yapılması mümkün olmayacaktır Belli bir oran ile sınırlanmaksızın indirilebilecek bir diğer bağış ve yardım türü fakir fukaranın temel ihtiyaçlarını gidermek üzere kurulmuş bulunan gıda bankacılığı sistemi adı verilen ve sistemde faaliyet gösteren dernek ve vakıflara yapılan, gıda, giyecek ve yakacak malzemelerinin maliyet bedelleri de bağış ve yardımlar kapsamında indirim konusu yapılmaktadır. 3-Serbest meslek erbabının kendisi yada bakmakla yükümlü olduğu kişilerin özürlü olması halinde Sakatlık İndirimi: Özürlü vatandaşların, içinde bulunduğu zor koşulların giderilmesine katkıda bulunmak ve özürlüler ile özürlü olmayanlar arasındaki rekabet eşitsizliğini gidermek amacıyla vergi hukukunda çeşitli düzenlemeler yer almıştır. Bunlardan bir tanesi de gelir vergisi matrahının hesaplanmasında dikkate alınan sakatlık indirimi uygulamasıdır. Gelir Vergisi Kanununun 31'nci maddesi hükmüne göre “Çalışma gücünün asgari %80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece sakat, asgari %60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece sakat, asgari %40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılır. 2006 yılı için 1. Derece sakatlar aylık 530,00 YTL, 2. Derece sakatlar aylık 265,00 YTL, 3. Derece sakatların ise aylık 130,00 YTL kadar olan kazançları vergiden istisna edilmektedir. Dolayısıyla bunlar aylık tutarlar olduğu için serbest meslek erbapları açısından on iki ile çarpmak suretiyle indirim konusu yapılabilecektir. Örneğin bir serbest meslek erbabı 1. Derece sakatsa, bir başka deyişle çalışma gücünün % 80'inden fazlasını yitirmişse bu takdirde 530,00 YTL' yi on iki ile çarptığımızda 6.360,00 YTL kazancı vergi dışı kalmaktadır. Burada özellik arz eden bir başka husus daha var. Serbest meslek erbabımız kendisi sakat olabildiği gibi bakmakla yükümlü olduğu kişiler arasında sakatlar varsa bunlardan her birisi için yine ayrı ayrı sakatlık indiriminden yararlanabiliyor. Bir serbest meslek erbabının iki çocuğu da sakatsa her bir çocuğu için ayrı ayrı beyan ettiği gelirin az önceki örneğimizde olduğu gibi 6.360 lira iki çocuk olduğu için iki ile çarpılarak 12.720 YTL'ye kadar olan kazancı vergi dışı kalabilecektir 4-Eğitim ve Sağlık Harcamalarının İndirimi. Beyan edilen gelirin % 10'unu aşmaması, Türkiye'de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi şartıyla, mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamalarını beyan ettikleri kazançları üzerinden gider olarak indirmeleri mümkün bulunmaktadır. Mükellef kendisine, eşine veya küçük çocuğuna yönelik olarak yıl içerisinde özel eğitim harcamasında bulunmuşsa yada hastalandığı için özel hastanede yatıp özel sağlık harcamasında bulunmuşsa bu harcamaları gelirinin %10'unu aşmaması şartıyla indirim konusu yapabilecektir Örneğin: Bir avukatın beyan ettiği gelir 100.000-YTL'dir. Meslek mensubunun çocuğu eğitimini özel bir kolejde devam ettiriyor. Bu durumda çocuk için bu kapsamda 10.000-YTL' ye kadar özel eğitim harcamasından kaynaklanan giderin doğrudan beyanname üzerinden indirim konusu yapılması mümkün olacaktır. Burada önem arz eden şey; bu harcamaların yurt içinden eğitim hizmetini veren mükelleflerden alınan faturalar ile tevsik edilmesi gerektiğidir Vakıf üniversitelerinde çocuğun okuması halinde; vakıf üniversiteleri genelde kurumlar vergisinden muaf olduğu için bunlardan alınan belgelere istinaden bu indirimden yararlanılması mümkün olmayacaktır. Yada yurt dışı eğitim ve sağlık harcamaları da yine maddede yapılan düzenleme çerçevesinde bu indirim imkanından yararlanamayacaktır. Burada dikkat edilecek husus serbest meslek erbabının nedeniyle Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci madde çerçevesindeki eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle vergi indiriminden yararlanmış ise, aynı harcamalarını bu hükümden yararlanarak gelir vergisi matrahlarının hesaplanmasında indirim konusu yapamayacaktır. SERBEST MESLEK KAZANCI VE KURUM KAZANCININ TESPİTİNDE İNDİRİLEMEYECEK GİDERLER: Radyo ve Televizyon Yayınlarından Doğan Maddi ve Manevi Zararlardan Dolayı Ödenen Tazminat Giderleri . Her türlü para cezaları, vergi cezaları ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler. SERBEST MESLEK KAZANÇLARINDA GEÇİCİ VERGİ Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120'nci maddesine göre ticari kazanç sahiplerinin yanı sıra serbest meslek erbabları da cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere aynı kanunun mesleki kazancın tespitine ilişkin hükümlerine göre belirlenen ilgili hesap döneminin (üçer aylık) kazançları üzerinden 103'ncü maddede yer alan tarifenin ilk gelir dilimine uygulanan oran üzerinden geçici vergi ödeyecekleri hüküm altına alınmıştır. Hesaplanan geçici vergi (2000/1514 sayılı Kararın 1. maddesiyle değişen ibare) (1.1.2001 tarihinden geçerli olmak üzere) üçer aylık (5035 sayılı Kanunun 48/4-g maddesiyle değişen ibare) dönemi izleyen ikinci ayın 10. günü akşamına kadar bağlı olunan vergi dairesine beyan edilir ve 17. günü akşamına kadar ödenir. Aynı dönem içinde tevkif edilmiş bulunan gelir vergisi (42. maddede belirtilen kazançlardan yapılan tevkifat hariç) hesaplanan geçici vergiden mahsup edilir. Ödenecek vergi çıkmasa bile beyannamenin verilmesi zorunludur. SERBEST MESLEK KAZANÇLARINDA VERGİ TEVKİFATI VE KAZANCIN BEYANI: Tevkifat Yapacaklar, Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesinde, “ (3946 sayılı Kanunun 22'nci maddesiyle değişen madde Yürürlük: 1.1.1994) Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri , sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları , dernek ler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri , kooperatifler , yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı , zirai kazançlarını bilanç o veya zirai işletme hesabı esası na göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.” Hükmü yer almaktadır. Yukarıdaki hüküm gereğince serbest meslek erbabına ödemeyi yapanlar tarafından Gelir Vergisi Kanununun 94/2: maddesi gereğince % 22 vergi tevkifat yapmak zorundadırlar. Serbest meslek kazançlarında, tevkif suretiyle ön vergilendirme yapılmakta olup nihai vergi ise mükellefin beyanı üzerine yapılmaktadır. Burada dikkat edilecek husus, serbest meslek faaliyetinin Gelir Vergisi Kanunu'nun 94'üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan kişilere yapılmaması halinde, tevkif suretiyle yapılan bir ön vergilendirmenin olmayacağıdır. Yıllık beyanname Serbest meslek erbabı elde ettiği geliri 15 Mart akşamına kadar vereceği yıllık beyanname ile beyan eder ve çıkan vergiyi ise Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere iki taksit halinde ödemek zorundadır. Kurumlar Vergisi mükellefleri ise kurumlar vergisi beyannamesini, hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ayın onbeşinci günü akşamına kadar bağlı oldukları vergi dairesine verirler ve aynı ayın son günü akşamına kadar tek seferde ödemek zorundadırlar
SERBEST MESLEK KAZANCININ HESAPLANMASI İLE İLGİLİ ÖRNEK: Serbest meslek erbabının 2005 yılı gelirleri aşağıdaki gibidir. Bir avukat çalıştığı bir özel firmadan 25.000.-YTL. ücret geliri elde etmiş, diğer taraftan avukat baktığı davalardan 100.000.-YTL hasılat elde etmiştir. Toplam 40.000.-YTL (apartman gideri, malzeme bedeli vb…) kanunen kabul edilen gideri bulunmaktadır. Aynı zamanda avukat 2005 yılında konusu ile ilgili bir kitap yazarak, yayınevine 30.000.-YTL'ye satmıştır. Ayrıca bakmakta olduğu bir dava için müvekkili Emrah Bey 29 Kasım 2005 tarihinde 3500 Euro peşin ödemede bulunmuştur. Bu avukatın birde gayrimenkulü olup, yıllık kira tutarı 6.000.-YTL.'dır ve %25 götürü gider indirimini tercih etmiştir. Avukatın 2005 yılı için beyan etmesi gereken tutar aşağıdaki gibi olacaktır. Avukatın özel firmadan elde etmiş olduğu tevkifatlı ücret tutarı Gelir Vergisi Kanununun 86/1-b hükmüne göre beyan edilmeyecektir. Serbest meslek kazancı olan 100.000.-YTL beyan edilecektir. Yapılan 40.000.-YTL gider kanunen kabul edilebilir gider olduğu için hasılattan indirilecektir. Avukatın kitap yazarak elde etmiş olduğu 30.000.-YTL. Gelir Vergisi Kanunu'nun 18'nci maddesinde belirtilen istisna kapsamında olduğu için beyan edilmeyecektir. 29 Kasım 2005 tarihinde alınan 3.500 Euro, serbest meslek kazancında gelirin elde edilmesinde tahsil esası geçerli oluğu için 2005 yılı kazancı sayılacak ve kayıtlara, [Kasım 2005 tarihinde döviz alış kurunun 1,750.-YTL olduğu varsayılmıştır. (3.500 x 1,750 )] = 6.125.-YTL gelir şeklinde alınacaktır. Gayrimenkul'den elde edilen kira geliri için beyanname verilecektir (avukatın serbest meslek kazancı dolayısıyla istisnadan faydalanması söz konusu değildir.). %25 oranındaki götürü gider düşüldükten sonra kalan tutar beyan edilecektir. Avukatlık hizmet geliri .............................. 100.000.-YTL Yabancı Para Cinsinden Tahsilat .................. 6.125.-YTL Giderler ............................................................. (40.000.-YTL) Beyan edilecek Serbest Meslek Kazancı............... 66.125.-YTL Gayrimenkul sermaye iradı............. 6.000.-YTL Götürü Gider (%25) ..................... (1.500.-YTL) Beyan Edilecek GMSİ .................................... 4.500.-YTL Beyan Edilecek Toplam Kazanç............................... 70.625.-YTL
AVUKATLARA YÖNELİK YAPILAN VERGİ İNCELEMELERİNDE KARŞILAŞILAN VE VERGİ KAYIP KAÇAĞINA NEDEN OLAN DURUMLAR: Ülkemizde her mükellef grubunda olduğu gibi, avukatlık mesleği grubunda da vergiden kaçınma olaylarına rastlanabilmektedir. Meslek mensupları elde ettikleri gelirlerini gerçek tutarın altında göstermek ve daha az vergi ödemek için aşağıda belirtilmiş olan uygulamalara sıkça başvurabilmektedirler Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetini sürdürürken bir ticari faaliyetin gerektirdiğinden daha az sermayeye ihtiyaç duymaktadır. Çünkü mesleğin icrasında yapılan işler sermayeden ziyade mesleki bilgi ve beceri ile yürütülmektedir. Dolayısıyla meslek mensubunun giderleri genellikle işyerinin ilk kuruluşu aşamasında olmakta, bunun dışında diğer zamanlarda, büro genel giderleri, personel ve ulaşım giderleri ile sınırlı kalmaktadır. Durum böyle olunca da meslek mensubunun elde etmiş olduğu kazancın büyük bir kısmı safi kar olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durumda ise elde edilen karın düşürülmesi ve daha az vergi ödenmesi için giderler yönünden aşağıda belirtilmiş olan yollara başvurulabilmektedir. a-Her yıl masa, koltuk, klima, büro demirbaş malzemeleri ile buzdolabı, televizyon, gibi eşyalar alınmış gibi belgeler temin edilmekte ve yapılan incelemeler sırasında bunların büroda kullanıldığı beyan edilmektedir. Oysa fiiliyatta ya bu malzemelerin hiç alınmadığı tespit edilmekte, ya da meslek mensubunun evinde kullandığı eşyaların faturalarının gider kayıtları arasına alındığı görülmektedir. b-Çok yüksek tutarlı yemek, yiyecek ve içecek faturaları gider olarak kaydedilebilmektedir. c-Meslek mensuplarının büyük çoğunluğu yapılan işin mahiyeti ile mütenasip olmayan benzin, LPG gibi araç yakıt gideri faturası alarak gider kaydedilebilmektedir. d-Serbest meslek kazanç defteri üzerinde toplam sonuçlarına müdahale ile giderler arttırılabilmektedir. f-Bürolarına (kira olanlar için) yaptıkları ve gayrimenkulün iktisadi kıymetini arttıran giderleri özel maliyet bedeli olarak değerlendirmeden, doğrudan gider olarak dikkate almaları vergi kaybına neden olmaktadır. Özel Maliyet Bedeli: Vergi Usul Kanununun 272'nci maddesi hükmüne göre; “Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yapılan giderler, gayrimenkulün maliyet bedeline eklenecektir. Gayrimenkuller kira ile tutulmuş ise, kiracı tarafından yapılan bu giderler bunların özel maliyet bedeli olarak değerlenecektir Özel Maliyet Bedelleri, kira süresi içinde eşit yüzdelerle, yani eşit oranlarla amortisman ayrılmak suretiyle itfa edilir. Özel maliyet bedelinin itfasına, gayrimenkulde yapılan değişikliklerin kullanıma hazır duruma gelip aktifleştirildikleri dönemde başlanır. Özel maliyet bedelinin kiralanan gayrimenkulün kullanıldığı süre içinde kullanılıp, bu sürenin sonunda kullanma olanağı kalmayacağı için kira süresi içinde itfa edilmesi öngörülmüştür. Özel maliyet bedeli olarak aktifleştirilen giderler dolayısıyla edinilen kıymetler esas olarak gayrimenkullerden ayrı düşünülemeyecek unsurlar olduğu için kira süresinin sonunda ekonomik faydalarının, dolayısıyla da ömürlerinin biteceği kabul edilmiştir Örnek: 10.12.2003 yılında üç yıllığına kiralanan bir gayrimenkul eklentiler yapılmak suretiyle büro haline getirilmiştir. Gayrimenkulün büro haline getirilmesi işlemi 10.03.2004 tarihinde bitmiş ve yapılan giderler özel maliyet bedeli olarak aktifleştirilmiştir. Yapılan gider tutarı 1.485,00 YTL'dir. Örneğe İlişkin Açıklama : Gayrimenkulün kira süresi 3 yıl olmakla birlikte, üç yıllık sürenin üç aylık kısmı özel maliyet bedeli aktifleştirilmeden geçmiş olduğundan, aktifleştirme tarihinden önce amortisman ayrılması mümkün değildir. Amortisman ayrılacak kira süresi (36-3=) 33 aydır. Aylık amortisman tutarı ise (1.485/33=) 45,00 YTL'dir. Günlük amortisman tutarı ise (45/30=)1,50 YTL'dir. Buna göre 2004 yılında amortisman ayırma süresinin içinde 9 ay 20 gün olup, ayrılacak amortisman tutarı, 45,00 YTL* 9 ay = 405,00 YTL 1,50 YTL*20 gün = 30,00 YTL 435,00 YTL 2005 yılındaki kira süresi tam yıl olduğundan ayrılacak amortisman tutarı (45,00 YTL*12 ay =) 540,00 YTL'dir. 2006 yılındaki kira süresi ise 11 ay 10 gündür. Buna göre ayrılacak amortisman tutarı da şöyle olacaktır. 45,00 YTL*11 ay = 495,00 YTL 1,50 YTL*10 gün = 15,00 YTL 510,00 YTL Ayrılan toplam amortisman tutarı; 2004 yılı için 435,00 YTL 2005 yılı için 540,00 YTL 2006 yılı için 510,00 YTL 1.485,00 YTL olacak ve özel maliyet bedeli tamamen itfa edilecektir. - Amortismana Tabi Tutulmadan Doğrudan Gider Yazılabilecek Demirbaşlar: 213 Sayılı VUK' nun 313. maddesine göre; değeri 01.01.2006'dan itibaren 520,00 YTL' yi aşmayan peştamallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri 01.01.2006'dan itibaren 520,00 YTL aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca dikkate alınır. Buna göre, yıl içerisinde alınan alet, edevat, mefruşat ve demirbaş için her fatura 520,00 YTL' yi aşmıyor ise gider yazılması, ancak yıl sonunda iktisadi ve teknik bütünlük arz eden alışların topluca dikkate alınması ilgili kanun maddesinde belirtilmiş olmasına rağmen, tek seferde gider yazılması nedeniyle vergi kaybına neden olunabildiği görülmektedir.
SERBEST MESLEK MAKBUZU DÜZENLENMESİ ÖRNEK 1 : Bir avukatın Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesinin birinci fıkrasında sayılan kişi yada kurumlara (kamu idare ve müesseseleri, ticaret şirketleri, ticaret ve serbest meslek erbabı vb) yapmış olduğu avukatlık hizmeti dolayısıyla KDV dahil 1000 YTL için düzenlemesi gereken serbest meslek makbuzu aşağıdaki gibi olacaktır. Hizmet Bedeli : 847,46 (1.000/1,18) Tevkifat Tutarı %22 : 186,44- Kalan : 661,02- Hesaplanan KDV : 152,54- (847,45x%18) Toplam (Ele geçen) : 813,56- ÖRNEK 2: Avukat (B), aile mahkemesinde görülecek bir dava için müvekkili Bayan (D) den KDV dahil 800 YTL ye anlaşmıştır. Avukatın sözkonusu dava sonuçlanıp, ücretini tahsil ettiğinde düzenlemesi gereken serbest meslek makbuzu aşağıdaki gibi olacaktır: Hizmet Bedeli : 677,97- (800/1,18) Tevkifat Tutarı %22 : - Kalan : 677,97- Hesaplanan KDV : 122,03- (677,97x%18) Toplam : 800,00 08.03.2006 MALATYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI |
||||||||||||||||||||||||||