|
|
|||||||||||||||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Ana Sayfa | Hizmet Birimlerimiz | Mevzuat | Etkinlikler | Vergi Takvimi | E-Kütüphane | |||||||||||||||||||||
| İstatistik | İhale ve Satış İlanları | Muktezalar | Vergi Rekortmenleri | Faydali Linkler | İletişim | |||||||||||||||||||||
T.C.
İlgi : 24/11/2005 tarihli ve 16339 sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazınızda, Daireniz ………………….. vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefiniz ………………… Spor Kulübü Derneğinin …………………… adresinde lokal işletmeciliğinden dolayı kayıtlı iken, 29/06/2003 tarihinde lokalin kapatılması nedeniyle mükellefiyetinin sona erdiğini, kurumun 23/11/2005 tarihi itibariyle gecikme zammı dahil olmak üzere 4.822,39YTL vergi borcu bulunduğunu, dernek üyelerinin borcu ödemek istediklerini belirterek yedek üye konumunda bulunan ve teşekkülü idare etme sorumluluğu bulunmayan şahısların borcun ödenmesi yönündeki talepleri hususunda tereddüt hasıl olduğunu, borcun ödenmesi açısından dairenizce yedek üyelerden herhangi bir talepte bulunup bulunamayacağınızı, ve bulunmanız halinde nasıl bir yol izleyeceğiniz konusunda yapılacak işlemlere esas olmak üzere dairenize görüş verilmesini talep etmektesiniz. 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun .Kanuni Temsilcilerin Ödevi. başlıklı 10.uncu maddesinde .Tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir.Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanun. ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır. Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler. Tüzelkişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını da kaldırmaz..hükmü mevcuttur. 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanununun 3.üncü maddesinde .Amme borçlusu veya borçlu terimi: Amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini, ifade eder.. hükmü yer almaktadır. 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun .Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu. başlıklı mükerrer 35.inci maddesinde .Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanun. temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.Bu madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye'deki mümessilleri hakkında da uygulanır.Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanun. temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz.Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler..hükmüne yer verilmiştir. 387 Seri No.lu Tahsilat Genel Tebliğinin .Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu. başlıklı (I).inci bölümünde ise konu ile ilgili olarak .6183 sayılı Kanunun amme borçlusu saydığı kanuni temsilciler; gerçek ya da tüzel kişileri veya tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri kanunen temsil etmeye yetkili olan kişiler olup, bu kişilerin kimler olduğu ve sorumluluklarının şekli Türk Medeni Kanunu, Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili diğer mevzuatta belirlenmiştir. ....... Amme borçlusunun birden fazla kanuni temsilcisi bulunduğu takdirde, ilgili kanunlara göre kanuni temsilcilerin sorumluluk şekline bakılacak ve müşterek ve müteselsil sorumlu olanlar hakkında tahsil edilemeyen amme alacağının tamamı için her birine ayrı ayrı ödeme emri düzenlenmek suretiyle takibe geçilecektir.. açıklamaları yapılmıştır. Medeni Kanunun 84.üncü maddesinde .Yönetim kurulu genel kurul tarafından gizli oyla seçilir.En az beş asıl üyeden oluşur, genel kurul en az beş de yedek üye seçer.., yine aynı Kanunun 85.inci maddesinde ise .Yönetim Kurulu, derneği içeride yöneten ve dışarıda temsil eden zorunlu bir organdır. hükümleri yer almaktadır. Ayrıca yönetim kurulunda asıl üyeliklerden boşalma olduğu takdirde yedek üyelerin göreve çağrılması zorunludur. Yönetim kurulu, derneğin idare ve temsil organıdır. Dernekler Kanunu, Medeni Kanun ve Tüzük hükümleri uyarınca yönetim kurulu, derneği temsil ve yönetim ileilgili işlerin yürütülmesinde yetkili ve görevli organdır. Dernekler, sahip oldukları fiil ehliyetini yönetim kurulu aracılığı ile kullanır. Yönetim kurulunun derneği temsil yetkisini üyelerden birine ya da bir kaçına tüzük hükümleri gereği ya da yönetim kurulu kararı ile bırakma olanağı bulunmaktadır. Derneklerden tahsil edilemeyen vergi aslı ve ferilerinin derneklerin kanuni temsilcilerinden takibi gerekmekte olup; takip işlemlerine de kanuni temsilciler adına ödeme emri tebliği ile başlanılmalıdır. Söz konusu mevzuat tüzel kişilerin malvarlıklarından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarının doğduğu ve ödenmesi gerektiği dönemdeki derneği temsil yetkisi bulunan şahısları müştereken sorumlu tutarak takip ve tahsiline imkan vermektedir. Buna göre, Dernek yönetim kuruluna seçilmiş olan yedek üyelerden, ancak asil üyelerden boşalan yere gelen veya yönetim kurulunun derneği temsil yetkisini verdiği üyelerin, temsil yetkisine sahip oldukları süreyle sınırlı olmak kaydıyla, bu dönemde doğan vergi borçlarından sorumlu tutulmaları mümkün olup; Dernekler Kanununa ve ilgili derneğin tüzüğüne göre müşterek ve müteselsil sorumlu olanlar hakkında, tahsil edilemeyen amme alacağının tamamı için her birine ayrı ayrı ödeme emri düzenlenmek suretiyle takibe geçilir. Ayrıca, yedek üye konumunda bulunan ve teşekkülü idare etme sorumluluğu bulunmayan şahısların rızaen derneğin borcunun ödenmesi yönünde talepte bulunmaları halinde vergi dairesince dernek adına vergi dairesi alındısı veya tahsildar alındısı düzenlenerek ödeme yapılmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Bilgilerinize rica ederim.
|
||||||||||||||||||||||||||